21 Mart 2018 Çarşamba

Turuncumsu Bir Işık

Yüzü ve vücudunun yarısı yanıktı. Annesi akıl hastasıymış ve kaynar suyu kızcağızın başından aşağıya dökmüş, babası hemen ayrılmış oradan ve kendi annesinin yanına gelmiş, annesi ile ilgili başka da bir şey bilmiyoruz fakat kızcağız arada bir ağzından annesini çok özlediğini kaçırırdı, ne olursa olsun annesini bulmak istediğini. İnsan doğuştan iyi ve empatik olmuyor maalesef, o naif kızcağıza o bahar yaptığımızı hiç unutamam.

İncir ağaçlarından çok korkarmış, hep söylerdi bize, annesi ona incir ağaçlarının lanetli olduğunu ve üzerinde cinlerin yaşadığını söylemiş. biz bunu duyunca kendi aramızda çok güldük ve hemen bir plana giriştik. Onun bir gece yalnız başına dışarı çıkmasını sağlayıp, metrük ve virane bir evin bahçesindeki incir ağacına bağlayacaktık ve bir kaç saat çözmeyecektik. Planımızı hemen işlettik. Yalnız kalmamak adına bizimle her şekilde arkadaşlığını korumaya çalışan kızcağızı 'sadece geceleri oynanan harika bir oyun bulduk' bahanesiyle kandırdık.

Güle oynaya yıkık dökük evin bahçesine girdik, yakınlarda sokak lambası da olmadığından sadece ayın ışığı ile hareket edebiliyorduk. Aslında biz de yavaştan korkmaya başlamıştık gene de durmadık, kızı incir ağacına itelemeye çalıştık, ağacı görünce avazı çıktığı kadar çığlık attı, hakikaten de ayışığında iyice azametli duruyordu dalları. Birden hepimizi susturan bir ses duyduk ağacın arkasından; baştan aşağıya yemyeşil bir kadın silüeti belli belirsiz bize doğru yürüyor gibi geldi, vücudu kendinden ışık saçıyordu, hareketsiz kaldık, kıpırdayamadık, kaçmaya çalıştık da mı kıpırdayamadık yoksa bir tür efsunun etkisi miydi bilemiyorum. Havada uçar gibi yürümeye devam etti ve kızcağızın önünde durdu, merhametle baktı ona ellerini yaralarına koydu, turuncumsu bir tür ışık yayıldı kızın yüzünde ve sonra birden karanlığa gömüldük.

Aileme bir şey anlatamadım, onlar da halimi görüp sıkıştırmak istemediler besbelli. Kızcağız haftalarca ateşler içinde yatmış, kendine gelip hastalığı geçince tüm yara izlerinin silindiğini görmüşler, ailelerimize anlatmış babaannesi, kimse nedenini bilmiyormuş, doktorlar dahi. Biz ise utançtan birbirimizin yüzüne bakmıyoruz artık ve kalbimizde birazcık dahi kötülük hissedersek incir ağaçlarına yaklaşmıyoruz. Sadece saf ve temiz kalpleri tedavi edebilir ya da en azından bizim başımıza gelen buydu sanırım.

Esindaş

0 yorum: