1 Nisan 2018 Pazar

Deniz Tüm Mahalleyi Yuttuğunda

Bahçe kapısının önünde belirdi gene, saate baktım, bugün 2 saat geç kalmış dedim içimden. Perdenin arkasına saklanarak izlemeye başladım, köpeklere bakıyordu gözünü dikmiş, asıl garip olan köpeklerimin hiç havlamamasıydı küçük kıza, bunu ne zamandır her gün görmelerine bağladım, gene de şaşırtıyordu bu durum beni. Kuvvetli rüzgardan dolayı uçuşan tozlar ve ağaç dalları rahatsız etmişe benziyordu, koluyla gözlerini siper aldı, bir şeyler mırıldanır gibi oldu sonrasında hızlı adımlarla uzaklaştı oradan. Kimdi bu kız, kimin nesiydi bilmiyorum, bu mevsimde buralarda kimse olmazdı, uzaklardan buraya yürüyüşe gelmesi de mantıksız geliyordu, ailesi salmamalıydı tek başına.

Elimde bir fincan kahve, manzarayı izlemeye koyuldum. Denizde dalgalar irileşmişe benziyordu, rüzgar tribünleri de çok hızlı dönüyordu, gündüz hayallerine dalmış gitmişim bir süre. Birdenbire hiç yoktan küçük kız pencerenin önünde belirdi, gözlerini kocaman açmış bana bakıyordu, irkildim, içim ürperdi, bahçe kapısı kilitliydi, demirlerden atlamış olmalıydı verandaya gelebilmek için. Pencereyi açtım, seslendim:

-Nasıl gelebildin buraya? Bir sıkıntın mı var? Yolunu mu kaybettin? Kız gözlerini gözlerimden ayırmadan bakmaya devam ediyordu, eliyle bana denizi işaret etti, anlamadım, üsteledim: -Kayıp mı oldun? Anlatsana bana, annenlere götüreyim mi seni?

Hala susuyordu, tekrar denizi gösterdi, köpeklerim o esnada delirmiş gibi havlamaya başladılar ve kız gözlerimin önünde yok oldu.

Gözlerimi açtım, koltukta uyuyakaldığımı fark ettim, gittikçe kuvvetlenen rüzgar dışında her şey yolunda gibiydi, buna rağmen içimi bir korku saldı, göğsüm sıkışıyordu, nefes almakta zorlanır gibiydim. Evden uzaklaşmaya karar verdim, hızlıca eşyalarımı topladım. Kedilerimi taşıma kaplarına aldım, köpeklerimi arkaya bindirdim ve merkeze doğru yol aldım.

Ertesi gün deniz tüm mahalleyi yuttuğunda ben orada değildim.

Esindaş

0 yorum: